TOKİ Kanununda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Tasarının 5. Maddesi Üzerinde

24 Şubat 2010 Çarşamba
BİRİNCİ OTURUM
Açılma Saati: 13.03
BAŞKAN: Başkan Vekili Sadık YAKUT
KÂTİP ÜYELER: Bayram ÖZÇELİK (Burdur), Murat ÖZKAN (Giresun)
-----0-----
BAŞKAN ? Türkiye Büyük Millet Meclisinin 65?inci Birleşimini açıyorum.
 ?
 
 
3- Arsa Üretimi ve Değerlendirilmesi Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Manisa Milletvekili Recai Berber ve 5 Milletvekilinin; 2985 Sayılı Toplu Konut Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ile Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporları (1/762, 2/475) (S. Sayısı: 455)                  ---(Devamla)
BAŞKAN ? Madde üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz isteyen Hüseyin Yıldız? Yok.
Madde üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz isteyen Yaşar Tüzün Bilecik Milletvekili.
Sayın Tüzün?
K. KEMAL ANADOL (İzmir) ? Sayın Hamzaçebi konuşacak.
BAŞKAN ? Buyurun Sayın Akif Hamzaçebi.
MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Trabzon) ? Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; tasarının 5?inci maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun görüşlerini açıklamak üzere söz aldım. Sözlerimin başlangıcında sizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, TOKİ Yasası?nı görüşmeye devam ediyoruz. Görüşmeye başladığımız günden bu yana Hükûmet sıralarında oturan bakanlar sürekli olarak değişmektedir. Bugün de Bayındırlık ve İskân Bakanımız buradadır. Belki herkes TOKİ?yi Bayındırlık ve İskân Bakanıyla ilgili zannettiği için veya ilişkili zannettiği için Sayın Bakanın burada oturduğunu düşünecektir. Ancak, gerçek öyle değildir, TOKİ?nin bir bakan olarak sahibi yoktur, Hükûmette bir bakana bağlı değildir, ilgili bakanı yoktur, doğrudan Sayın Başbakana bağlıdır. Dolayısıyla, burada tasarıyı savunmakta güçlük çekmektedir sayın bakanlar. Sayın bakanların yaptıkları açıklamalar Sayın TOKİ Başkanının verdiği bilgilere dayanmaktadır. Sayın TOKİ Başkanı da bakanları ve Parlamentoyu yanıltıcı bilgiler vermektedir. Bunun örneklerini geçen hafta burada ifade ettik.
Şimdi, Sayın Bakan da burada kendisine verilen notları okuyor, ancak o notlarda Genel Kurula verilen bilgilerin sıhhatli olmadığını söylemek isterim. Örneğin, Plan ve Bütçe Komisyonunda biz bu tasarıyı görüşürken, orada, ilgili Hükûmet adına oturan bir sayın bakan TOKİ Başkanından aldığı bilgiye göre, TOKİ?nin bankalardan kullandığı kredi miktarının 1,1 milyar TL olduğunu söylemişti. Şimdi Sayın Bakan biraz önce burada bir bilgi verdi, bu rakamın 900 milyon TL olduğunu söyledi. Yani acaba bir haftada bu 200 milyon TL?lik kredi borcunu TOKİ ödedi de o nedenle mi azalmıştır, yoksa komisyonda verilen bilgi mi yanlıştır? Bunları bilemiyoruz.
Şimdi, TOKİ, kendisine verilmiş olan imar planı yetkisini belde halkının, kent halkının zararına olacak şekilde kullanmaktadır. TOKİ için önemli olan, bir alanda, planladığı bir alanda yoğunluğun olabildiğine artırılmasıdır. Artırılmak suretiyle burada çok sayıda konutun veya ticari projenin yapılmasıdır. Çok sayıda konut ve ticari projenin yapımı o belde halkının zararına olacak şekilde yeşil alanların azalması anlamına gelmektedir, sosyal alanların azalması anlamına gelmektedir. Çok sayıda konutun veya projenin yapılacak şekilde projenin büyütülmesi, yine o inşaatı yapan müteahhidin kazanması demektir. TOKİ buradan neyi kazanmaktadır bilemiyorum. Belde halkının istemediği bir yapılaşma yoğunluğunu eğer oraya siz planlıyorsanız bir yerde yanlış yapıyorsunuz demektir.
90?lı yıllarda uluslararası HABITAT ödülü alan Ataşehir yerleşimi, bugün TOKİ tarafından çok yüksek yoğunluklu bir yerleşime dönüştürülmüştür. Yeşil alan kavramı TOKİ tarafından ihmal edilmiştir. Ataşehir?in kuzeyinde ve güneyinde yapmış olduğu imar planı uygulamalarıyla, âdeta müteahhide göre bir projelendirme yapmıştır. Otoyolların kenarında kalan yeşil alanları, yani otoyol çekme mesafeleri, yüksek gerilim hatlarının altları, İSKİ kanalizasyon hatlarının üstü yeşil alan olarak kullanılmıştır. Böyle planlanmıştır. Bunlar fiilen ?yeşil alan? olarak kullanılmaya müsait yerler değildir.
TOKİ?nin Ataköy?de uygulamaya koyduğu politika dehşet vericidir. TOKİ?nin ?adrese teslim ihale? olarak bu kürsüden sizlere ifade ettiğim ihalesi, Ataköy?de ne kadar saydam olmayan bir ihale yöntemi uyguladığının, bu ihaleyle belli kişileri veya çevreleri kayırdığının bir göstergesidir. Adrese teslim ihale teşebbüsünde TOKİ suçüstü yakalanmıştır.
Şimdi, TOKİ bununla kalmıyor. Bakın, TOKİ 2006 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığınca onaylanmış olan plana göre bir uygulama planı yapmıştır, 1/1.000 ölçekli, 5.000 ölçekli uygulama planları yapmıştır. Bu planlarda Ataköy 1?inci Kısım?ın bir bölümünü ?turizm alanı? ilan etmiştir. Ataköy 1?inci Kısım, 2?nci Kısım, bunlar Türkiye'nin övünç kaynağı olan projelerdir, yeşil alanı bol, sosyal alanları bol, geniş, rahat yerleşimin olduğu alanlardır. Ben, çocukluğumu veya ?çocukluğumu? demeyeyim lise çağlarımı  Bakırköy?de geçirdim. Ataköy?e giderdik, Ataköy Plajı?na giderdik; oralar Türkiye'nin sayılı projelerindendi o zaman, ferah bir yerleşim vardı. Bugün binaların eskimişliği gerekçe gösterilmek suretiyle buralar ?turizm alanı? ilan edilerek âdeta oradaki bölge sanki bir ?gecekondu bölgesi? gibi tanımlanmak suretiyle bir kentsel dönüşüme konu edilmek istenmektedir.
?Turizm alanı? demek ?o konut binalarının yıkılıp yerlerine dev otel binalarının yapılması? demektir. Memleketin turizme ihtiyacı var ama bunu planlayacağınız yer Ataköy 1?inci Kısım değildir, Ataköy 2?nci Kısım değildir. Yani oradaki yaşlı nüfusun, emekli nüfusun, emekliliğini huzur içinde geçirmekte olan nüfusun başına imar planı problemleri açmak suretiyle ?Bu yerler ne zaman elimizden çıkacak, ne zaman müteahhitler gelecek, burayı satın alacak, kamulaştıracak, yıkacak?? endişesiyle bu insanları yaşatmaya TOKİ?nin hakkı yoktur.
Ataköy 1?inci Kısım, Türkiye'nin övünç projelerinden birisidir. Bakın, orada 564 ada, 14 parseli TOKİ satışa çıkarmıştır. Burası otel olarak planlanmıştır. Burası fiilen yeşil alandır, sosyal alanlardandır burası. Burasını belde halkı sahiplenmiştir, belde halkı mücadele ediyor şimdi. O Ataköylüler, burasının, 1?inci ve 2?nci Kısım?ın tescili için Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kuruluna başvurmuştur, imar planlarının iptali için dava açmıştır. Binlerce, on binlerce insan, ayağa kalkmış, beldesine, oradaki yeşil alana, sosyal alana sahip çıkmak isterken TOKİ?nin, kanun tanımaz bir anlayışla, belde halkının isteklerini tanımayan bir anlayışla, ?Ben satarım, paramı alırım.? yaklaşımı doğru değildir değerli milletvekilleri. Bu anlayışa TOKİ?nin son vermesi gerekir.
TOKİ, esasen, inşaat işine soyunmaması gereken bir kurumdur. TOKİ, bir kredi kurumu olmak zorundadır. TOKİ, bir kentsel dönüşüm planlaması yapan bir kurum olmak zorundadır, kentsel dönüşüm projelerine onay veren, onlara vize veren bir kurum olmak zorundadır. Müteahhit bulamadığımız, yapımcı bulamadığımız Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi?nde TOKİ inşaat işlerine devam etsin ama İstanbul?da, Ankara?da, Batı Anadolu?da, güneyde, turizm bölgelerinde, yoğunluğun yüksek olduğu yerlerde TOKİ?nin, ismi ?gelir paylaşımı? bile olsa, ?Buradan kaynak yaratıyorum.? amacıyla bile olsa, inşaat projelerine girmesi sakıncalıdır. ?Kaynak yaratıyorum??  Satış daha doğru değil mi? Elinizde varlık varsa, satın bunu.  Son birkaç parselinizi satışa çıkardınız, bazı konut alanlarını, bazı yerlerde satışa çıkardınız, demek ki satılabiliyor. Niye satışa çıkardı TOKİ? Çünkü bankalara 1 milyar TL civarında kredi borcu var, kamudan 2,5 milyar TL alacağı var, nakit sıkıntısı var, şimdi, nakit lazım. E hani gelir paylaşımı yöntemiyle siz olağanüstü kaynaklar sağlayacaktınız TOKİ?ye? Gelmiyor, niye? E, sektör krize girebiliyor, ödemeler aksıyor, satışlar düşüyor, sıcak para lazım, kaynak lazım. O hâlde satış gerekiyor. Şimdi, TOKİ?nin bütün bunlardan elini eteğini çekip dediğim gibi bir kredi ofisi, kredi birimi, bir Mortgage kredilerinin piyasaya girmesini sağlayacak bir üst kredi kuruluşu gibi, Amerika?daki Fannie Mae, Ginnie Mae gibi bir kredi kurumu olması gerekir, bir kentsel dönüşüm planlama ofisi olması gerekir. Yoksa Türkiye'nin her yerinde aynı blok mimariyi uygulayan, işte Ankara?nın kuzey Ankara girişindeki projesinde uyguladığı mimari proje, işte İstanbul?da TEM yolundan giderken sağlı sollu gördüğümüz konut projeleri bunların bir örneğidir. Böyle projeleri uygulamaması gerekir. İsmi TOKİ?nin önünde giden birkaç yapımcının projelerini bunun dışında tutuyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Hamzaçebi, lütfen tamamlayınız.
MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla) ? Ama TOKİ, o projelerden güç alarak ve devletten güç alarak ?Ben istediğim şekilde yaparım. Kalitesiz bina da yaparım, bunu satarım.? anlayışına girmemesi gerekir. Maalesef bugün anlayış budur. Birçok konut projesinde konutu alanlar aldığı andan itibaren tamirat ihtiyacıyla karşı karşıya kalmaktadırlar. Karşılarında TOKİ olduğu için, devlet olduğu için ?Devletle nasıl davalaşırım?? endişesiyle dava yoluna gidememektedir. TOKİ ?Bu onarımları yapacağım.? sözünü vermektedir. Bir umutla tasarruflarını bir araya getirerek TOKİ?den ev almış olan vatandaşlarımız, belki sonunda o evleri alıyorlar ama TOKİ onların hayalleriyle oynamaktadır, kalitesiz konutlar yapmaktadır. TOKİ gibi bir devlet kurumunun buna hakkı yoktur.
TOKİ?nin Bayındırlık ve İskan Bakanlığına bağlanması gerektiği düşüncesiyle sözlerimi burada bitiriyorum. Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN ? Teşekkür ediyorum Sayın Hamzaçebi.

?
                                                                               Kapanma Saati: 20.00
 

Viagra çok lezzetli değildir. Yerinde olması gerektiğini tüm seçip zaten karar verin. Biz sirk geldi ve sevdim aldım. hemen şimdi kurtarmaz Ereksiyon Olamıyor Musunuz Sen tam olarak bir saat beklemek zorunda.