Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısının 1. Bölümü Üzerinde

4 Şubat 2010 Perşembe


BAŞKAN: Başkan Vekili Şükran Güldal MUMCU
KÂTİP ÜYELER: Bayram ÖZÇELİK (Burdur), Harun TÜFEKCİ (Konya)
                                                           -----0-----
?
 
3. Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı ve İçişleri Komisyonu Raporu (1/704) (S. Sayısı: 383) --- (x)
BAŞKAN ? Komisyon ve Hükûmet yerinde.
İç Tüzük?ün 91?inci maddesine göre temel kanun olarak görüşülen tasarının birinci bölümü üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına yapılan konuşmalar tamamlanmıştı.
Şimdi söz sırası Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına Trabzon Milletvekili Akif Hamzaçebi?ye ait. (CHP sıralarından alkışlar)
KAMER GENÇ (Tunceli) ? ?
BAŞKAN ? Buyurun Sayın Hamzaçebi.
CHP GRUBU ADINA MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Trabzon) ? Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; tasarının birinci bölümü üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun görüşlerini ifade etmek üzere söz aldım. Konuşmamın başlangıcında sizi saygıyla selamlıyorum.
Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığının kurulmasına ilişkin Kanun Tasarısı Sayın İçişleri Bakanı tarafından kamuoyuna, terörle mücadelede yepyeni bir başlangıç, terörle mücadelede büyük  bir zihniyet değişikliğinin ifadesi olarak sunuldu. Yine, Sayın İçişleri Bakanı geçen hafta Genel Kurulda yapmış olduğu konuşmada, bu Müsteşarlığın teröre yaklaşımının analiz odaklı olacağını ifade etmiştir.
Değerli arkadaşlar, bu tasarıya, böyle bir düzenlemeye Hükûmetin nasıl geldiğine ilişkin sürece kısaca bir göz atmakta yarar var:
Adalet ve Kalkınma Partisinin 2003 yılı ocak ayında yayınladığı ve düzenleme yapmayı umduğu, planladığı alanlarda neler yapılacağını ifade ettiği Acil Eylem Planı?na baktığımızda, orada terörle mücadeleye ilişkin olarak herhangi bir önlemin yer almadığını görüyoruz. Bunu anlayışla karşılamak, normal karşılamak mümkün çünkü 2003 yılının ocak ayında Türkiye'nin herhangi bir terör sorunu yoktur.
Daha sonra terör olaylarının tırmanması üzerine, 2005 yılının temmuz ayında, o zamanın Genelkurmay İkinci Başkanı olan Sayın İlker Başbuğ bir basın toplantısında şu açıklamaları yaptı: ?Terörizmle mücadelede, topyekûn mücadelede yeni bir yapılanmaya ihtiyaç vardır. Terörün güvenlik, istihbarat, psikolojik harekât, sosyal, ekonomik, eğitim gibi boyutlarını inceleyecek, bu konularda yapılacakları makro seviyede planlayacak ve icracı kuruluşlar arasında da gerekli planlamayı ve koordinasyonu yapacak bir kuruluşa ihtiyaç var.? Sayın İlker Başbuğ?un 2005 yılının temmuz ayındaki açıklaması bu yöndeydi.
Hükûmetin, tam bu açıklamadan aşağı yukarı bir on-on bir ay sonra yapmış olduğu bir düzenleme ile Başbakanlıkta var olan Güvenlik İşleri Başkanlığı Güvenlik İşleri Genel Müdürlüğüne dönüştürüldü. Bu düzenlemenin yapıldığı tarih 2006 yılının mayıs ayıdır. 2006 yılı mayıs ayında Hükûmet, Adalet ve Kalkınma Partisi Hükûmeti, terörle mücadele için Başbakanlık bünyesinde bir koordinasyon birimi kurdu. Bunun adı Güvenlik İşleri Genel Müdürlüğüydü. Onun görevlerine baktığımızda, iç ve dış güvenliğin ve terörle mücadelenin bu Genel Müdürlüğün görevleri arasında olduğunu görüyoruz.
2006 yılının mayıs ayından tam üç yıl geçtikten sonra, yani 2009 yılının mayıs ayında bugün görüştüğümüz tasarının Hükûmet tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisine sevk edildiğini ve mayıs ayında da İçişleri Komisyonunda bu tasarının görüşülerek kabul edildiğini görüyoruz. Parlamento haziran sonunda tatile girdi, ama haziran sonuna kadar bu tasarı Türkiye Büyük Millet Meclisinde ele alınmadı. Öncelikle burada bir zikzak var, bunu anlayabilmiş değilim. Yani 2006 yılında Başbakanlıkta bir koordinasyon birimi kurulurken, koordinasyon biriminin merciinin Başbakanlık olması planlanırken, üç yıl sonra bu koordinasyon biriminin İçişleri Bakanlığında oluşturulmasının gerekçesi Hükûmet tarafından ifade edilmiş değildir.
Yine bu tasarıyla, İçişleri Bakanlığı bünyesinde oluşturulan bu birim nedeniyle neden müsteşarlık seviyesinde bir örgütlenmeye gidildiğinin açıklaması yapılmış değildir.
Yine haziran ayı sonuna kadar bu tasarının yasalaşması mümkünken bugüne kadar neden yasalaştırılmadığı, neden Parlamentonun bugünkü gündemine alındığı Hükûmet tarafından açıklanmış değildir.
Tabii ki, mayıs ayından bu yana bekleniyor olmasının nedenlerini anlamak mümkün Hükûmet açıklamasa da. Hükûmet bu esnada Kürt açılımını uygulamaya koydu, ancak ne zaman ki Habur?daki görüntülerin ve bu görüntüler üzerine Sayın Başbakanın yaptığı açıklamaların millette yarattığı büyük bir rahatsızlık, büyük bir tepki oluştu; o zaman Hükûmet Kürt açılımına dur dedi ve terörle mücadele adına şimdi bu tasarıyı Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündemine getirdi.
Bir taraftan Silahlı Kuvvetlerin bazı uygulamalarını veya Silahlı Kuvvetler üzerine yazılan bazı senaryolar nedeniyle Adalet ve Kalkınma Partisinin mağdur olduğu psikolojisi topluma yayılmaya çalışılırken, öte taraftan bu tasarıyla terörle mücadelede sanki ciddi yeni bir adım atılmış gibi bir izlenim verilmektedir.
Dün burada Barış ve Demokrasi Partisinin bir önergesi, Meclis araştırma önergesi oylandı, muhalefet partilerinin desteğine rağmen, iktidar partisinin oylarıyla reddedildi. Neydi bu Meclis araştırma önergesinin konusu? Faili meçhul cinayetlerin araştırılmasıyla ilgili bir Meclis araştırmasıydı. Evet, demokratik açılım, Türkiye'nin daha çok demokratikleşmesi, geçmişiyle hesaplaşmasını gerektirmiyor mu? Faili meçhul cinayetlerin aydınlatılmasını gerektirmiyor mu? Bu konuda Meclis neden bir irade ortaya koymaktan çekiniyor, daha doğrusu, iktidar partisi neden bunun önüne bir engel oluşturuyor? Bir taraftan bunlara ?hayır? diyeceksiniz, öte taraftan burada bu müsteşarlıkla saydam olmayan bir yapı oluşturacaksınız.
Bakın, bu müsteşarlık, terörle mücadelede saydam olmayan bir yapı oluşturmaktadır. Sayın İçişleri Bakanının basın açıklamalarında bu vardır: ?Esnek bir yapı? diyor. Nedir esnek bir yapı? Bu müsteşarlık örtülü ödenek kullanacaktır. Bu müsteşarlığın operasyonel bir görevi yok ise örtülü ödenek kullanılmasının bir mantığı var mıdır? Bu tasarının 13?üncü maddesi, sınırsız sayıda sözleşmeli personel istihdamına izin vermektedir. Hem 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu?na göre sözleşmeli personel çalıştırabilecek hem de 657 sayılı Kanun?a tabi olmaksızın, tam zamanlı, yarı zamanlı; kısa süreli, uzun süreli, sınırsız süreli sözleşmeli personel istihdam edebilecektir. Bu, terörle mücadelede karanlık alanlar, gri alanlar oluşturmak demektir. Bunun kabul edilebilir bir yanı yoktur. Yine, istihbarat değerlendirme merkezi adı altında bir kurum kurulmaktadır. Bu kurumun teşkilat şemasında yeri yoktur. İşte, Sayın İçişleri Bakanının ifade ettiği esnek yapı bunları akla getirmektedir.
Peki, ne yapacaktır bu müsteşarlık? Nasıl bir oluşumdur? Buna bakalım. Müsteşarlığın toplam personel sayısı 94 kişi. Yani 94 kişi, bunun yüzde 10?u yönetici: 6 tane daire başkanı, 2 müsteşar yardımcısı, başkan, etti 9; 94?ün 9?u yüzde 10. Bir butik müsteşarlık, yani kamuda örneği gözükmeyen butik, şirin bir müsteşarlık. Belki de Gaziosmanpaşa, Kavaklıdere gibi lüks mağazaların olduğu semtlerden bir bina da tutabilir.
Şimdi Sayın İçişleri Bakanı diyebilir: ?Belki 500 kişi, bin kişi istihdam edeceğiz sözleşmeli personel uygulamasıyla.? Bu kabul edilebilir mi? Toplam personel sayısı 94 olan bir teşkilatta bu ana personel sayısından çok daha fazla sayıda sözleşmeli personel istihdamını kabul etmek mümkün müdür? Bunu, terörle mücadelenin arkasına sığınarak yapamazsınız.
Değerli arkadaşlar, Sayın Başkan; bu müsteşarlığın her şeyden önce ismi ile kapsamı arasında herhangi bir ilinti yoktur. Bakın, Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı. Bir kamu düzeni kavramı var bir de kamu güvenliği kavramı var. Kamu güvenliği dediğimiz zaman bunun içine iç güvenlik, dış güvenlik ve terörle mücadele girer. Oysa, Başbakanlık Güvenlik İşleri Genel Müdürlüğünün iç güvenlik ve dış güvenlik konuları duruyor, buraya terörle mücadele kısmını alıyorsunuz ama buna rağmen müsteşarlığın adı Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı oluyor.
İkinci konu, kamu güvenliği kavramı kamu düzeni kavramının bir alt unsurudur. Kamu düzeni kavramı içerisine iç güvenlik, dış güvenlik, terörle mücadele gibi unsurlar yanında, Türk Ticaret Kanunu?ndan Borçlar Kanunu?na kadar, Devlet Memurları Kanunu?ndan trafik kurallarına kadar, çevre kurallarına kadar, merkezî yönetimin koyduğu kurallardan yerel yönetimin koyduğu kurallara kadar bireyin bütün yaşam alanlarını düzenleyen kurallar girer. Kamu düzeni kavramı budur.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN ? Lütfen sözlerinizi tamamlayınız.
Buyurunun.
MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla) ? Kamu düzeni dediğiniz zaman bu düzeni sağlayacak bir müsteşarlığı tarif ediyorsunuz demektir, oysa, sadece, terörle mücadelede politikalar ve stratejiler geliştirecek ve bu konuda görevli kurumlar arasında koordinasyonu sağlayacak bir müsteşarlık kurulmaktadır. Yani, bir sekreterya görevi yapacak. Kimin sekreteryasını yapacak? Tasarının 3?üncü veya 4?üncü maddesinde yer alan Terörle Mücadele Koordinasyon Kurulunun sekreteryasını yürütecek. Sekreterya görevi için bir müsteşarlık kurulmaktadır. Bunun kamuda örneği yoktur. Terörle mücadele için tabii ki her şeyi yapalım ama bu çok garip, sakil bir yapı, doğru bir yapı değil ve bunun adı ?Terörle Mücadele Müsteşarlığı? olabilir; kamu düzeniyle hiçbir ilgisi yok, kamu güvenliği gibi toplumun bütün güvenlik alanlarını ilgilendiren bir görevi yok, sadece koordinasyon yapacak. Hangi konuda? Terörle mücadele konusunda. Terörle Mücadele Koordinasyon Kurulunun sekreterya işlerini yürütecek.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN ? Lütfen sözlerinizi bağlayınız.
Buyurunuz.
MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla) ? Bağlıyorum Sayın Başkan. Teşekkür ediyorum.
Bunun için bir müsteşar, daire başkanları, müsteşar yardımcıları, müşavirler, sınırsız sayıda sözleşmeli personel istihdamı, kadro karşılığı sözleşmeli personel istihdamı, çok yüksek ücretler, örtülü ödenek kullanımı, bütün bunlar son derece gereksiz. Bunların doğru olmadığını ifade ediyorum. Tasarının ilgili maddelerinde bu düzenlemeleri amaca uygun olarak düzeltecek şekilde önergelerimiz olacak. O önergeler vesilesiyle görüşlerimizi bir kez daha Genel Kurulun dikkatine sunacağız, ancak bu şekliyle bu Müsteşarlık terörle mücadele konusunda herhangi bir şekilde mesafe alamaz, Türkiye bir süre de bu Müsteşarlıkla zaman kaybedecektir terörle mücadele konusunda.
Sözlerimi burada bitiriyorum. Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN ? Teşekkür ediyoruz Sayın Hamzaçebi.

Viagra çok lezzetli yemek değildir. Yerinde olması gerektiğini tüm almak zaten karar verin. Biz pazar geldi ve sevdim aldım. hemen şimdi kurtarmaz Ereksiyon Olamıyor Musunuz Sen birkaç saat beklemek zorunda.