Sermaye Piyasası Kanunu Tasarısının ikinci bölümü üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına

5 Aralık 2012 Çarşamba
?
BEŞİNCİ OTURUM
Açılma Saati: 18.31
BAŞKAN: Başkan Vekili Sadık YAKUT
KÂTİP ÜYELER: Mine LÖK BEYAZ (Diyarbakır), Bayram ÖZÇELİK (Burdur)
-----0-----


BAŞKAN ? Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 34?üncü Birleşiminin Beşinci Oturumunu açıyorum.
337 sıra sayılı Kanun Tasarısı?nın görüşmelerine devam edeceğiz.
Sermaye Piyasası Kanunu Tasarısı ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/638) (S. Sayısı: 337) (Devam)
?
BAŞKAN ? Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler? Kabul etmeyenler? Kabul edilmemiştir.
?
Böylece birinci bölümde yer alan maddelerin oylamaları tamamlanmıştır.
Şimdi ikinci bölümün görüşmelerine başlıyoruz. İkinci bölüm 31 ila 56?ncı maddeleri kapsamaktadır.
?
BAŞKAN ? Teşekkür ediyorum Sayın Oral.
Bölüm üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz isteyen Akif Hamzaçebi, İstanbul Milletvekili. (CHP sıralarından alkışlar)
Sermaye Piyasası Kanunu Tasarısının ikinci bölümü üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına
CHP GRUBU ADINA MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) ? Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüştüğümüz tasarının kabul edilmesi hâlinde 1981 yılından bu yana, yani tam 31 yıldır yürürlükte olan 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu yürürlükten kalkmış olacaktır.
2499 sayılı Kanun, sermaye piyasasını 31 yıldır düzenleyen bir 12 Eylül dönemi kanunudur. Yani askerî dönemde, demokrasinin askıya alındığı bir dönemde çıkarılmıştır ama o dönem için -31 yıl süreyle uygulandığı için- gerçekten son derece ileri bir kanundur, 31 yıl süreyle sermaye piyasalarına yön vermiştir. Tabii ki ekonominin ihtiyaçları, kurumların, şirketlerin ihtiyaçları, yatırımcıların ihtiyaçları değişiyor, kanunlar da eskiyor. Yeni ihtiyaçlara cevap verebilmek amacıyla elbette ki kanunların da zaman içerisinde değiştirilmesi, yenilenmesi gerekiyor. O ihtiyaçtan hareketle hazırlanmış olan bir tasarıyı görüşüyoruz.
Başlangıçtaki vurguyu yapmamın nedeni şuydu: 12 Eylül döneminde sermaye piyasalarına yön veren kanunlar, bir askerî dönem anlayışıyla hazırlanmış olan kanunlar değildir, gayet açık. Bakın, o dönem başka kanunlar ve düzenlemeler de çıkarılmıştır. 6 Ekim 1983 tarihinde 90 sayılı Ödünç Para Verme İşleri Hakkında  Kanun Hükmünde Kararname, 91 sayılı Menkul Kıymetler Borsaları Hakkında Kanun Hükmünde Kararname. İstanbul Menkul Kıymetler Borsasının temelleri de o zaman atılmıştır. Belki faaliyete daha sonra geçmiştir, 1985 yılında geçmiştir ama kuruluşuna ilişkin düzenleme, 12 Eylül rejimi düzenlemesidir.
12 Eylül rejiminin, demokrasinin askıya alındığı bir dönemin düzenlemelerinin İstanbul Menkul Kıymetler Borsasına bakışı, bugünkü  hükûmetin bakışından çok daha ileridedir. Şimdi 12 Eylül darbecileri yargılanıyor ama 12 Eylül dönemindeki düzenlemelerden bile çok daha geri düzenlemeleri, piyasayı ikinci plana atan, onun sesine kulak vermeyen düzenlemeleri yapan Hükûmet iktidardadır.
İstanbul Menkul Kıymetler Borsası geçen yıl 2 Kasım 2011 tarihinde çıkarılan kanun hükmünde kararnameye kadar 1 başkan ve 4 yönetim kurulu üyesinden oluşuyordu ve bunların başkan haricindeki yönetim kurulu üyelerini İstanbul Menkul Kıymetler Borsasının Genel Kurulu tayin ediyordu. Yani aracı kurumlar, özel sektör tayin ediyordu; bu kadar liberal bir anlayış. Geçen yıl 2 Kasım 2011 tarihinde çıkarılan bir kanun hükmünde kararnameyle, Hükûmet, buna tahammül edemedi ve başkan dâhil yönetim kurulu üyesi sayısını 7?ye çıkardı, bunun 4?ünü Hükûmet tayin etmeye başladı. ?Ben hâkim olacağım? dedi buraya.
Getirilen tasarının geçici 9?uncu maddesinde, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası anonim şirkete dönüştürülürken yönetim kurulu yeniden yapılandırılıyor, paylar yeniden düzenleniyor -bu ilgili madde geldiğinde burada konuşulacaktır- ama Hükûmet, aynı anlayışını devam ettiriyor ?Bu yönetimi ben tayin edeceğim.? diyor.
İstanbul Menkul Kıymetler Borsasını bu kadar piyasadan koparmak, bu kadar Hükûmetin kontrolüne almak dünyanın gidişine terstir, ekonomi bilimine terstir. Yani otuz bir yıldır bu kurumda yönetimin özel sektör tarafından atanıyor olması nedeniyle hangi eksiklik görülmüştür, hangi yanlışlık görülmüştür? Hükûmet, bunu, İstanbul Finans Merkezi Projesi?nin bir alt bileşeni olarak sunuyor. Bunun gerçeklerle hiçbir ilgisi yoktur. İstanbul Finans Merkezi Projesi, bir gayrimenkul projesidir, bir ihale projesidir. İstanbul?un finans merkezi olması doğrudan doğruya uygulanan ekonomik politikalarla ilgilidir, Türkiye?nin ekonomik güvenilirliliğiyle ilgilidir, kredibilitesiyle ilgili bir konudur. Türkiye, sermaye çekebiliyorsa, uluslararası sermaye için çekim merkezi olabiliyor ise Türkiye ekonomisi İstanbul da kendiliğinden finans merkezi olacaktır.
Şimdi, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası, Borsa İstanbul AŞ?ye dönüştürülüyor. Bunun dönüştürülme gerekçesinin ne olduğu çok net değil, yani  Hükûmet neden bunu yapıyor? Evet, bütün dünyada borsalar anonim şirkete dönüşüyor, bu eğilimin  Hükûmet tarafından da benimsendiği anlaşılıyor, bunda herhangi bir yanlışlık yok. Borsa anonim şirkete dönüşebilir, hiç tereddüt yok Cumhuriyet Halk Partisi olarak anonim şirkete dönüşmeyi olumlu buluyoruz ama anonim şirkete dönüşürken amaç nedir? Bunun bir amacı, bir felsefesi olmalı, bir yere oturmalı bu. İleride bunu özelleştireceğiz diyor iseniz, tek başına özelleştirme İstanbul Menkul Kıymetler Borsasının, anonim şirkete dönüştürülmesinin gerekçesi olamaz, hedefi olmaz. Yani özelleştirme hedefiyle ben borsayı özelleştiriyorum diyorsanız yanlış yapıyorsunuz. Özelleştireceğiz, anonim şirkete dönüştürüyoruz dedikten sonra özelleştirdiğiniz zaman bunun alıcıları -dünyada sayıları artık çok aza inmiş borsaların konsolidasyonu sürecinde- birkaç uluslararası borsanın olduğu bir süreçte, bu borsanın bir başka uluslararası borsa grubunun, onun şemsiyesinin altına girmesi demektir bu. Bunu hedefliyorsanız bu yanlış. Tek başına özelleştirme böyle bir sonuç verir. Yok bizim borsamız anonim şirkete dönüşecek, kendisi bizatihi dünyada uluslararası piyasalarda iddialı bir borsa olacak diyorsanız bunun araçlarını ben -bu tasarıda geçiyor, 9?uncu maddede- göremiyorum ya da anonim şirkete dönüştüreceğiz eskiden olduğu gibi yine İstanbul Menkul Kıymetler Borsası küçük, yerel bir borsa olacak diyor olabilirsiniz. Muhtemelen hedef budur. Ama bir hedef var, o çok açık İstanbul  Menkul Kıymetler Borsasını anonim şirkete dönüştürerek 2 Kasım 2011 tarihinde yaptığınız operasyonu devam ettiriyorsunuz. Yönetim kurulu kontrolünüzde, Hükûmetin kontrolünü almış durumdasınız, bu yanlış. Hisselerin yüzde 49?unu hazineye veriyorsunuz, kalan yüzde 51?in işte bir bölümü toplam sermayeyi 100 kabul edersek onun 4?ünü aracı kurumlara veriyorsunuz, ufak tefek bazı kurumlara veriyorsunuz, Altın Borsası, Vadeli İşlemler Borsasına veriyorsunuz ama özelleştirmeye ilişkin herhangi bir süre yok. Yani ilanihaye, sonsuza kadar İstanbul Menkul Kıymetler Borsası Hükûmetin kontrolünde olacak. Eskiden bir farkı daha var, onu söylemeyi ihmal etmemem gerekir; İstanbul Menkul Kıymetler Borsası Türkiye Büyük Millet Meclisinin denetimine tabidir. Eskiden Yüksek Denetleme Kurulu denetliyordu, şimdi Sayıştay denetleyecek yeni yasaya göre ve denetim sonuçlarını KİT Komisyonuna sunacak. Geçici 9?uncu maddenin (8) numaralı fıkrasıyla bunu da ortadan kaldırıyorsunuz. Yani İMKB, yöneticilerini tenzih ederim, Sayın Bakanı tenzih ederim, hiç kimseyi, hiçbir şahsı itham etmek gibi bir düşüncem yok ama bu yapıyla İMKB Hükûmetin yeni bir çiftliğidir, bu düzenleme odur. Kurumsal olarak burada birtakım kontrol mekanizmalarını koymuyorsanız, var olanları da yok ediyorsanız, kişilerin, yöneticilerin iyi niyetine bırakıyorsanız burası çiftlik olmaktan kurtulamaz, buraya tasallut edecektir Hükûmet. Son derece yanlış bir düzenleme. Borsa İstanbul AŞ?nin denetimden kurtulmasına ve paylarının özelleştirilmesine ilişkin herhangi bir süre konulmamasına yol açan bu düzenleme eksiktir. Süre koyarken bir stratejiyi de bizim burada hissetmemiz gerekir, görmemiz gerekir.
Değerli milletvekilleri, Borsa İstanbul AŞ?ye devredilen İMKB taşınmazlarının, borsa binasının olduğu taşınmaz ile Ankara?daki taşınmazları hariç bırakırsak, diğerlerinin Millî Eğitim Bakanlığına tahsis edilmesi gerektiğini Cumhuriyet Halk Partisi olarak ortaya koyduk. Mevcut tasarı bu taşınmazların TOKİ eliyle değerlendirilmesini öngörüyordu, bunun yanlış olduğunu ifade ettik. Sayın Bakan bu konuda olumlu değerlendirmeler yaptı. Eğer tasarı yasalaşana kadar bu görüşler değişmezse bu taşınmazlar hazine adına tescil edilecek ve Millî Eğitim Bakanlığına tahsis edilecek. Bu değişiklik doğrudur ancak denetime ilişkin hususun da dikkate alınması ve eskiden olduğu gibi yine KİT Komisyonunun denetimine?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla) ? ?tabi tutulması gerekir.
Teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN ? Teşekkür ediyorum.
?

Viagra çok lezzetli değildir. Yerinde olması gerektiğini tüm kullanımı zaten karar verin. Biz sirk geldi ve sevdim aldım. hemen şimdi kurtarmaz Ereksiyon Olamıyor Musunuz Sen üç gün beklemek zorunda.