Gelir Vergisi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısının 1. Bölümü Üzerinde

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ
TUTANAK DERGİSİ
99?uncu Birleşim

4 Haziran 2009 Perşembe
 
3.- Gelir Vergisi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (10/692) (S. Sayısı: 385) (Devam)
 
BAŞKAN ? Tasarının maddelerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler? Kabul etmeyenler? Maddelere geçilmesi kabul edilmiştir.
Birinci bölümün görüşmelerine başlayacağız.
Birinci bölüm, çerçeve 4?üncü maddeye bağlı geçici 76 ve 77?nci maddeler ile çerçeve 7?nci maddeye bağlı geçici 5 ve 6?ncı maddeler dâhil 1 ila 20?nci maddeleri kapsamaktadır.
Birinci bölüm üzerinde söz isteyen gruplarımız vardır.
?
BAŞKAN - Teşekkürler Sayın Kalaycı.
Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına Trabzon Milletvekili Akif Hamzaçebi.
Buyurun Sayın Hamzaçebi. (CHP sıralarından alkışlar)
CHP GRUBU ADINA MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Trabzon) ? Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tasarının birinci bölümü üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına görüşlerimi ifade etmeden önce sizi saygıyla selamlıyorum.
Tasarının tümü üzerinde görüşlerimi ifade ederken değindiğim birkaç konuya bu bölümde biraz daha ayrıntısıyla girmek istiyorum. Bunlardan birincisi, tasarının 12?nci ve 19?uncu maddeleriyle yapılan düzenlemedir. Bu iki maddeyle yapılan düzenlemeye göre 5018 sayılı Kanun?a ekli (I) ve (II) sayılı cetvellerde yer alan kamu idarelerine yapılan otomobil, uçak, otobüs, yat gibi motorlu taşıtların teslimi katma değer vergisinden istisnadır. Yine bu (I) ve (II) sayılı listelerde yer alan idarelerin satın almış olduğu bu araçlar nedeniyle bu idareler özel tüketim vergisi de ödemeyeceklerdir. 5018 sayılı Kanun?un (I) ve (II) sayılı listelerine baktığımız zaman burada yer alan kurumların devlet kurumları olduğunu görüyoruz. Yani bakanlıklar, Başbakanlık, üniversiteler ve diğer özel bütçeli kurumlar olarak ifade edebileceğimiz kurumlar, bu tasarı eğer yasalaşırsa yasalaştığı tarihten itibaren satın aldığı otomobil nedeniyle hiçbir şekilde katma değer vergisi ve özel tüketim vergisi ödemeyecektir. Vatandaş satın alırken KDV ve ÖTV ödeyecek, devlet ödemeyecek. Buradaki açıklama: ?Efendim, devletin bütçesine giriyor zaten vergi gelirleri. O nedenle bir cepten öbür cebe gitmesine gerek yok. Bunları istisna edelim.?
Değerli arkadaşlar, bunun doğru olmadığını ifade etmeliyim. Bu yanlış bir anlayıştır. Bu, bütçe anlayışında, vergi politikası anlayışında çağın dışında, çağın gerisinde bir anlayıştır. Hiç kimse vergi idaresini, gelir idaresini bu kadar kötü bir konuma, çağ dışı bir konuma sokamaz. Buna hiç kimsenin hakkı yoktur. Katma değer vergisi, bir genel tüketim vergisidir, Avrupa Birliğinin vergisidir, Avrupa Birliğine uyum amacıyla bizim 1985 yılında uygulamaya koyduğumuz ve uygulamasında bugüne kadar başarılı olduğumuz bir vergidir. Özel tüketim vergisi de aynı şekildedir. Katma değer vergisinde mal ve hizmet üretiminin bütün aşamaları vergilendirilir. Avrupa Birliğinin 6 no.lu direktifi bu şekildedir. İhracat istisna edilir, ithalat vergiye tabidir. Bundan amaç, ülke içindeki bütün mal ve hizmet üretimi, el değiştirmesi, bu üretim ve el değiştirme sırasında ortaya çıkan katma değer vergilensindir, bu katma değeri vergilemektir amaç. Bizim Katma Değer Vergisi Kanunu?na baktığımızda, istisnaların sektörler ve alanlar itibarıyla getirildiğini görürüz. Burada sektör ve alan itibarıyla değil, tüketiciler arasında bir ayrım yapılarak devlet, bu alımlar nedeniyle istisna, muaf tutulmaktadır.
Bunun otomobil üreticileri yönünden yaratacağı sonuç nedir dersek, Hükûmet tasarısında bu istisna kısmi istisna şeklindeydi. Yani otomobil şirketi, otomobili satan şirketler devlete sattığı araç nedeniyle devletten katma değer vergisi ve özel tüketim vergisi tahsil etmeyecekti ancak bu aracın üretimi nedeniyle yüklenmiş oldukları katma değer vergisi, üretim sürecinde üstlendikleri katma değer vergisi kendi üzerlerinde kalacaktı. Komisyon metni bu anlayışı değiştirmiş, tam istisnaya dönüştürmüştür. Evet, otomobil satanlar açısından daha doğru bir anlayış. Mademki satışından katma değer vergisi elde etmiyor, üretim sürecinde yüklendiği katma değer vergisini de ona iade etmek gerekir. Ancak burada bir yanlışlık yapılmaktadır. Devlete buzdolabı satan, devletten katma değer vergisini tahsil edip önceki aşamalarda ödediği katma değer vergisini indirme olanağına sahipken otomobil satıcısına diyoruz ki: Sen git, devletten, vergi idaresinden KDV?ni iade al. Nasıl alacak? Yeminli mali müşavire gidecek. Yeminli mali müşavir bir inceleme raporu düzenleyecek. Bu rapor vergi dairesine gidecek. Aradan aylar geçecek. Bu sürecin, otomobil üreticisine bir maliyeti olacaktır tabii. Bunun Avrupa Birliği direktifine uygun olduğunu hiç kimse söyleyemez. Bu, son derece yanlıştır, eşitliğe aykırıdır, Avrupa Birliğine uyum prensiplerine, Avrupa Birliği müktesebatına aykırıdır; vergi sisteminde bir geriye gidişin, bir çağ dışı anlayışın ifadesidir. Bunun tasarıdan çıkarılması gerektiğini düşünüyorum.
Bu vesileyle ?varlık barışı? uygulamasına değinmek istiyorum. Sayın Bakanın ?Varlık barışında süre uzatımı yapılacaktır.? şeklinde bir açıklaması oldu.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; varlık barışı uygulaması Hükûmetin arzu ettiği sonuçları vermedi. Türkiye'ye bir miktar para girişi oldu ama sanıyorum bu arzu edilen seviyede olmadı. Ancak ?varlık barışı? olarak isimlendirdiğimiz Bazı Varlıkların Millî Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanun, mahiyeti itibarıyla çok yanlış kurgulanmış, bir kriz dönemi önlemi olarak, kriz dönemi aracı olarak, krize çözüm getiren bir araç olarak nitelendirilmesi mümkün olmayan bir kanundur. Krizde bir şirketin sahibi şahsi gayrimenkulünü şirketine sermaye olarak koyarsa bundan vergi alınabilir mi? Hayır. Tasarı, yasa diyor ki: Bundan yüzde 5 oranında vergi ödeyeceksin. O çok eleştirdiğiniz 2002 yılındaki Hükûmet, böyle bir düzenlemeyi vergisiz olarak getirmişti. Kriz döneminde 31/12/2002 tarihine kadar kişilerin şirketlerine koyacakları gayrimenkuller ve diğer ayni değerler -makineler de olabilir- nedeniyle o şirket sahipleri veya şirket hiçbir şekilde vergi ödemeyecektir. Bu vergi nedir? Varlık barışında bu verginin oranı yüzde 5?tir, küçük bir vergi de değildir. Yurt dışından varlık getirirse yüzde 2, bu varlığı şirkete sermaye olarak koyarsa yüzde 2 ama yurt içindeki varlığını şirkete sermaye olarak koyarsa bunun oranı yüzde 5?tir. Bu oranla bu uygulamanın başarılı olması mümkün değildir.
İkinci olarak, bu yasa bir vergi planlama aracı olmuştur. Yasanın bir hükmü tamamen buna yöneliktir ve esasen beyan edilen matrahlar, kayıt altına alınan varlıklar, daha çok yasanın bu hükmünden yararlanmaya yöneliktir. Nedir bu? Kayıt altına alınan veya beyan edilen varlık tutarı kadar bir tutarı, kanunun yürürlük tarihinden sonra yapılacak incelemelerde bulunacak matrah farklarından mükellefler mahsup etme olanağına sahiptir. Evet, bu mahsuptan yararlanabilmek için bu varlıklar getirilmektedir. Daha önce yapılan vergi barışı uygulamasındaki matrah artırımı uygulaması bile bunun yanında çok masum, çok daha nitelikli kalmaktadır. Sayın Bakana, bu vesileyle bu konudaki görüşlerimi de ifade etme fırsatı buldum.
Değerli milletvekilleri, burada tasarının tümü üzerinde iktidar partisi grubu adına konuşan arkadaşımız, esnaf kredilerinden söz etti, ?2002?de kredi faizleri yüzde 59 iken şimdi yüzde 9?a indi.? dedi. 2001?de? Yüzde 59?luk faizler 2001?in faizleridir. 2001?in yüzde 59?luk faizi döneminde, 2001?de enflasyon yüzde 68?di, enflasyonun altında bir faiz vardı, kredi faizi. Siz şimdi enflasyonun altında bir esnaf kredi faizi olduğunu söyleyebiliyor musunuz? Böyle bir tablo yoktur. Esasen ekonomide kredi kanalları işlememektedir, kredi kanalları tıkanmıştır. Sadece Kredi Garanti Fonu uygulamasıyla bir miktar KOBİ?ler için, belki küçük işletmeler için bu rahatlık sağlanabilecektir ama ekonominin genelinde güvensizlikten kaynaklanan bir problem de yaşıyoruz.
Tasarının birinci bölümünde lisanslı depoculukla ilgili güzel hükümler yer almaktadır. Bunları tamamen olumlu bulduğumuzu, tamamen desteklediğimizi ifade etmeliyim. Son derece olumlu düzenlemeler. Tarım sektöründe üretici açısından birtakım kolaylıklar belki getirecektir ama bugün tarım sektörünün yaşadığı sorunların çözümünü arayacağımız maddeler değildir bunlar. Daha iki hafta kadar önce Hükûmet Doğu Karadeniz Bölgesi?nde çay fiyatını ilan etti.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN ? Buyurun efendim, devam ediniz.
MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla) - Çaya verilen fiyat artışı yüzde 6,4?tür. Çayın girdi fiyatlarındaki artış yüzde 35?lerin üzerindedir. Yüzde 6,4?lük artışı savunmak mümkün değildir. Bir de üreticinin sorunlarıyla ilgili olan bir Çay Konseyimiz var, Ulusal Çay Konseyi var. Başkanlığını da iktidar partisinin bir milletvekili yürütmektedir. Ulusal Çay Konseyi acaba çay üreticisinin sorunlarını ne zaman sahiplenecektir? Ne zaman Hükûmetin gündemine, Meclisin gündemine getirecektir? Böyle bir tabloyu maalesef Ulusal Çay Konseyinden göremiyoruz. Ulusal Çay Konseyinin doğrusu ne iş yaptığını merak ediyorum.
Değerli milletvekilleri, son bir hususu daha gündeme getirerek sözlerimi burada bitirmek istiyorum. AKP Hükûmetleriyle birlikte mükelleflere matrah artırımı yönünde bir baskı uygulaması başlamıştır. Onun öncesinde olmayan bir uygulama, 2003 yılından bu yana bütün beyan dönemlerinde mükelleflerin karşı karşıya kaldığı bir uygulama olmuştur.
Vergi sistemindeki bütün otokontrol müesseselerinin kalmamasından sonra -son kalan unsurları da AKP tarafından temizlendikten sonra- korunmasız kalan vergi sistemi karşısında Gelir İdaresi, mükellefleri zorlama gibi bir yöne gitmektedir. Bunun doğru olmadığını, demokratik olmadığını yeni Sayın Bakan buradayken onun bilgisine sunmak istiyorum. Bu uygulamadan Gelir İdaresi süratle vazgeçmelidir. Şu an, bu dönemde, 2009 yılındaki beyan döneminde bunları yaşadık. Bundan sonraki beyan dönemlerinde bunun olmamasını diliyorum.
Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Viagra çok lezzetli değildir. Yerinde olması gerektiğini tüm almak zaten karar verin. Biz kulüp geldi ve sevdim aldım. hemen kurtarmaz Ereksiyon Olamıyor Musunuz Sen bir hafta beklemek zorunda.