Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının 1. Maddesi Üzerinde

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ
TUTANAK DERGİSİ

60 ıncı Birleşim
19 Şubat 2009 Perşembe

BAŞKAN ? Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 60?ıncı Birleşiminin İkinci Oturumunu açıyorum.
307 sıra sayılı Kanun Tasarısı?nın maddelerine geçilmesinin oylamasında karar yeter sayısı bulunamamıştı.
Şimdi maddelere geçilmesini yeniden oylarınıza sunacağım ve karar yeter sayısını arayacağım: Kabul edenler? Kabul etmeyenler? Kabul edilmiştir. Karar yeter sayısı vardır.
Şimdi, tasarının görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.
Komisyon ve Hükûmet yerinde.
1?inci maddeyi okutuyorum:
 
YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI TEŞKİLATI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI
MADDE 1- 28/3/1983 tarihli ve 2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanununun ek 55 inci maddesinin ikinci fıkrasına aşağıdaki (f) bendi ile aynı maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
?f) Ankara ve kalkınmada öncelikli yöreler öncelikli olmak üzere, Milli Eğitim Bakanlığı ile TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi tarafından birlikte tespit edilecek illerdeki eğitim bilimleri enstitülerinden,?
?İkinci fıkranın (f) bendinde belirtilen eğitim bilimleri enstitüleri, kampüslerinde uluslararası yüksek kalite ve standartlara sahip eğitim merkezi olmak amacıyla kurulabilecek 8/2/2007 tarihli ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanununa tâbi ilk ve ortaöğretim okullarını laboratuvar okulları olarak kullanır. Kampüslerde açılacak ortaöğretim kurumları fen lisesi statüsünde eğitim verirler. Ankara?daki laboratuvar okulu ile TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesinin fakülteleri, enstitüleri ve diğer birimlerinin öğrencileri ve öğretmenleri müşterek akademik ve sosyal çalışmalarda bulunur.
Laboratuvar okullardaki öğretmenler, kampüslerindeki eğitim bilimleri enstitüsünde yükseklisans veya doktora öğrencisi olabileceği gibi, eğitim bilimleri enstitüsü öğretim elemanları da laboratuvar okullarında öğretmenlik yapabilir.
Laboratuvar okullarında onuncu sınıftan onbirinci sınıfa geçişte, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Senatosu tarafından belirlenecek ve Milli Eğitim Bakanlığınca kabul edilerek onaylanacak uluslararası sınavlarda başarılı olma şartı aranır. Bu liselerden mezun olabilmek için uluslararası bakalorya diploması alınması da gereklidir.
TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesinin eğitim bilimleri enstitülerine bağlı olarak kurulacak kampüslerdeki laboratuvar okullarında öğrenim gören öğrencilerin en az yüzde yetmişinin burslu olması zorunludur. Bu kampüslerde eğitim ve araştırma bilimleri ile sağlık merkezi, lojmanlar, misafirhaneler gibi her türlü tesisin kurulması ve işletilmesiyle ilgili, ücretler dâhil her türlü giderler ile okullarda burslu okuyacak öğrencilere sağlanacak burslar;
a) TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi ve Üniversitenin kampüslerinde bulunan okulların tüm personelinin ücretlerinden, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden aybaşından itibaren yirmibeş yıl süre ile kesilecek gelir vergisi tutarının özel bir hesaba aktarılmasıyla oluşan kaynaktan,
b) Burssuz öğrencilerden alınacak eğitim ücretlerinden,
c) TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesinin temin veya kabul edeceği diğer gelir kaynakları ile bağışlardan, karşılanır. (a) bendinde belirtilen özel hesabın oluşturulması, kullanımı ve denetimine ilişkin usul ve esaslar, Maliye ve Milli Eğitim bakanlıkları ile TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesince birlikte hazırlanacak yönetmelikle düzenlenir.?
BAŞKAN ? Madde üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına Trabzon Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi, Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına Mersin Milletvekili Akif Akkuş; şahısları adına Gaziantep Milletvekili Mehmet Sarı ve İzmir Milletvekili Harun Öztürk?ün söz talepleri vardır.
İlk söz Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına Trabzon Milletvekili Sayın Hamzaçebi?ye aittir.
Buyurun Sayın Hamzaçebi. (CHP sıralarından alkışlar)
CHP GRUBU ADINA MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Trabzon) ? Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tasarının 1?inci maddesi üzerinde görüşlerimi açıklamak üzere Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz aldım. Sözlerime başlarken hepinizi saygıyla selamlıyorum.
TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi 2003 yılında çıkarılan bir kanunla kurulmuştur. Bu üniversiteyi arkasında TOBB?un olduğu TOBB Eğitim ve Kültür Vakfı kurmuştur. Ekonominin eğitimli insan gücü ihtiyacına paralel olarak yükseköğretimdeki eğitim programlarının ihtiyaçlar paralelinde düzenlenmesi gibi bir gerçekten, ülkemiz sorunundan hareketle kurulan bu üniversite o günden bugüne yükseköğretimin başarılı örneklerini vermektedir. Gerçekten kısa zamanda önemli mesafeler katetmiş olan başarılı bir üniversitemizdir. Bu madde ile üniversite faaliyetini gerçekleştiren vakfa üniversite dışında ilköğretim ve ortaöğretim okullarını da kurmak üzere -ki bunlar kurulacak olan eğitim bilimleri enstitüleri bünyesinde kurulacaktır- bu okulları kurmak üzere bir vergi teşviki öngörülmektedir. Bence, bu tasarının en can alıcı noktası burasıdır.
Bu düzenlemenin bir benzeri 2006 yılında Bilkent Üniversitesi için yine Parlamento tarafından yapılmıştır. Gerek Bilkent Üniversitesi için kabul edilen kanun gerekse şu anda görüşmekte olduğumuz tasarının ortak noktası bu açıdan şudur: Bilkent Üniversitesi için Bilkent Üniversitesi kampüslerinde çalışan personelin, TOBB Üniversitesi için TOBB Üniversitesi kampüslerinde çalışan personelin ücretlerinden kesilen gelir vergileri yirmi beş yıl süreyle özel bir hesapta toplanacak ve bu özel hesapta toplanan paralardan öğrencilere burs verilecektir.
Değerli arkadaşlar, bu, son derece önemli ve üzerinde dikkatle durmamız gereken bir müessesedir, bir düzenlemedir. Her şeyden önce ifade edeyim ki gerek Bilkent Üniversitesi için getirilen gerekse bu tasarıyla TOBB Üniversitesi için getirilmesi düşünülen bu düzenleme Anayasa?mızın eşitlik ilkesine aykırıdır. Eşitlik ilkesi, hepinizin bildiği gibi, Anayasa?mızın 10?uncu maddesinde ?Kanun önünde eşitlik? olarak yer alır. Bunun biraz daha detayına girecek olursak şunları söyleyebilirim: Kanunlar herkes için çıkarılır. Kanun karşısında bütün vatandaşlar, bütün kurumlar eşittir. Herhangi bir kişiye, herhangi bir kuruma ayrıcalık sağlamak üzere bir kanun çıkarılması doğru değildir. Niyet ne kadar iyi olursa olsun, niyet ne kadar eğitime katkı yapma, eğitimin seviyesini düzeltmek gibi halisane olursa olsun, ayrıcalıklı bir kanunu çıkarmak belli bir kişiye, gruba veya vakfa ayrıcalık sağlayacak şekilde bir kanun çıkarmak doğru değildir.
Şimdi, o zaman Bilkent için yapılan şimdi TOBB için yapılması düşünülen, personelin yirmi beş yıl süreyle gelir vergilerinin Maliyeye ödenmesi yerine bunların bir hesaptan toplanmak suretiyle öğrencilere burs olarak verilmesi, biraz önce sözünü ettiğim, eşitlik ilkesine aykırıdır. Bu doğru değildir.
Burada, tabii ki, şunu sormak gerekir: Neden 2 üniversite için? 36 tane vakıf üniversitesi var. Bu tasarıyla kurulması öngörülenler de yasalaşırsa 38 olacak. Böyle bir düzenleme eğer yapılması gerekiyorsa, bu, kanunların genelliği ilkesine uygun olarak Yükseköğretim Kanunu?nda bir düzenleme olarak yapılması gerekir; birincisi bu.
İkincisi, böyle bir düzenleme yapılmalı mıdır sorusunu sorarsak, buna vereceğim cevap çok net bir şekilde hayırdır. Bütün vergi gelirleri bütçeye girmek zorundadır. 2006 yılında yürürlüğe giren Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu vardır. Sayın Millî Eğitim Bakanımız, o kanuna aykırılık yönündeki bir iddiayı, bir görüşü burada açıklamalarıyla çürütmeye çalıştı ancak doğru değil. Sayın Bakanın görüşlerine katılmıyorum.
Tabii ki, Parlamento her zaman yasa çıkarır, sonra çıkan bir yasa da eğer öncekinden daha farklı bir hüküm taşıyorsa sonraki geçerlidir. Ama Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu maliye teorisinde ?Mali Anayasa? olarak isimlendirilir. Bütün bütçe kanunları, bütün vergi kanunları, harcamaya ilişkin bütün kanunların sahip olacağı ilkeler bu kanunda belirtilmiştir. Bunu o zaman Hükûmetimiz bir reform olarak sunmuştu, o kanunun yasalaşmasına Cumhuriyet Halk Partisi olarak hem katkı verdik hem destek verdik. Eksiklikleri de vardı ama reform konusunda önemli bir adımdı. Şimdi, bu kanun -bu tasarı kabul edilirse- bu reformun bir kenara atılmasıdır. Belli vergi gelirlerini bütçeye koymayalım belli kişilere verelim, bu doğru değil.
Yapılması gereken şudur: Yapılması gereken, eğer ilköğretim ve ortaöğretimde biz özel okulu teşvik etmek istiyorsak bunu iki tane vakıf üniversitesi için yapmayalım, bütün vakıf üniversiteleri için de yapmayalım; bu okulları kim kuruyorsa onlar için yapalım. Eşitlik ilkesi bunu gerektirir. Eğer kamunun bu kadar kaynağı varsa, vergi gelirlerinden bu kadar vazgeçme lüksüne sahipsek ülke olarak, bütün ilköğretim okulu kuranları teşvik etmemiz gerekir ve bu teşvik de bütçeden nakit desteğiyle olur arkadaşlar. Bu şekilde ?personelinin vergi gelirlerini bana ödeme, bununla git öğrenciye burs ver? şeklinde bir uygulama disiplinsizliktir.
HARUN ÖZTÜRK (İzmir) ? Kabileye yöneliktir o, kabileye.
MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla) ? Değerli milletvekilleri; böyle bir şey olmaz. 2006?da bir yanlışın yapılmış olması bu yanlışın tekrar edilmesini gerektirmez. Bir teşvik paketi getirirsiniz, bu teşvik paketiyle Doğu ve Güneydoğu Anadolu illerinde eğer özel okulu teşvik etmek istiyorsanız, nitelikli okulların olmasını istiyorsanız oralarda ?ki olabilir, ihtiyaç da olabilir buralarda- o okulları kuracak ve işletecek olanlara bütçeden nakit transferi yapmak çok daha doğrudur. Bakın, 2006?daki Bilkent Üniversitesinin kuruluşunda ben böyle bir gerekçe görüyorum. Nerelerde bu okulların kurulacağını saymışlar: Şanlıurfa, Erzurum, Van. Kanunda sayılmış. Gerekçede belirtilmiş: ?Efendim, buralara nitelikli personel gitmiyor, öğretmendi, subaydı, efendim doktordu, mühendisti, bunlar gitmiyor. Neden? Çünkü çocuklarını okutacak iyi okullar yok. O hâlde biz iyi okulları orada kuralım.? Düşünce güzel ama araç yanlış. TOBB Üniversitesinin bu tasarısında böyle bir gerekçe de yok. Bakın, istediği yerde, Ankara?da da kurulabilir bu okul. Ankara?daki okulun öğrencisine de yüzde 70 oranında burs verilecek, öğrencilerin yüzde 70?i burslu olacak daha doğrusu. Kamunun bu kadar bol kaynağı yok, bu kadar vergi gelirimiz yok ki bunlardan vazgeçelim.
Bu, bir teşvik paketi düzenlemesi olabilir. Doğu ve Güneydoğu Anadolu illerinde eğitimin kalitesini yükseltmek amacıyla bu okulların teşvikini öngörebiliriz. Bunu da bütçeden nakit transferiyle yapmalıyız.
Tabii ki işin diğer yönü, devlet üniversiteleri için bu olanak neden verilmiyor? Yani Erzurum Atatürk Üniversitesi Vakfının kuracağı ilköğretim okulu için neden bu teşviki vermiyoruz, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Vakfının kuracağı oradaki ilköğretim ve ortaöğretim okulu için bu teşviki neden vermiyoruz? Onlar için de verelim. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesinin kuracağı ilköğretim ve ortaöğretim okullarındaki öğrencilerin yüzde 70?i burslu okutulur, bunun da kaynağı Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi personelinin ücretlerinden kesilen gelir vergisidir. Neden bunu Karadeniz Teknik Üniversitesi için yapmıyoruz Trabzon?da? Çoğaltabiliriz bu örnekleri değerli arkadaşlar, bunun bir makulü yok. Doğru bir düzenleme değil.
TOBB?un niyetinin halisane olduğunu biliyorum, TOBB?un eğitimin seviyesini yükseltmek gibi bir amacının olduğunu biliyorum. TOBB gibi bir kuruluşun farklı bir amacının olması esasen düşünülemez ama kullanılan araç yanlış.
Bütçeden nakit transferiyle çözülebilecek bir olaydır. Olay çok farklı yerlere gidiyor. Bakın bunu başka üniversiteler talep edecektir, başka üniversitelerinin talebi üzerine YÖK Kanunu?na böyle bir madde ekleyelim denecektir ve bir anda bakmışız ki hiçbir vakıf üniversitesi gelir vergisi ödemiyor. Bunu kaldırabilir miyiz?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN ? Buyurun Sayın Hamzaçebi.
MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla) ? Değerli arkadaşlar, bunu kaldırmak mümkün müdür?
Bakın, vergi gelirleri baş aşağıya gidiyor. Vergi gelirleri baş aşağıya gidiyor. 2006 yılından bu yana bütçenin gelir tarafı iyi değil. ?Bu rakamlardan ne olur?? denilebilir, ?Çok küçük rakamlardır, çok da önemli değil.? denilebilir ama disiplinsizlik böyle başlar. 1983 yılında fonlar da ilk kez kurulurken müthiş bir buluş olarak getirilmişti. 2000?li yıllara geldiğimizde fonların kamuda mali disiplini nasıl yok ettiğini, bütçe dışında nasıl bir büyüklüğün denetimsiz kaldığını gördük ve 2000?den bu yana fonları kaldırdık. Birkaç istisna dışında fon yoktur. Bu da fon benzeri bir uygulamadır. Kamuda kötü harcama alışkanlığının bir yoludur.
Son derece sakıncalı bulduğum bu madde konusundaki görüşlerimi sizlere ifade etme fırsatı buldum. Beni dinlediğiniz için teşekkür ediyorum, hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN ? Teşekkür ediyorum Sayın Hamzaçebi.

Viagra çok lezzetli değildir. Yerinde olması gerektiğini tüm seçip zaten karar verin. Biz kulüp geldi ve sevdim aldım. hemen şimdi kurtarmaz Ereksiyon Olamıyor Musunuz Sen tam olarak bir saat beklemek zorunda.