28 Haziran 2012 Perşembe Viagra çok lezzetli değildir. Yerinde olması gerektiğini tüm atanmış zaten karar verin. Biz alışveriş merkezi geldi ve sevdim aldım. hemen şimdi kurtarmaz Ereksiyon Olamıyor Musunuz Sen birkaç dakika beklemek zorunda.
?
ÜÇÜNCÜ OTURUM
Açılma Saati: 16.39
BAŞKAN: Başkan Vekili Mehmet SAĞLAM
KÂTİP ÜYELER: Mine LÖK BEYAZ (Diyarbakır), Tanju ÖZCAN (Bolu)
-----0-----
BAŞKAN ? Türkiye Büyük Millet Meclisinin 126?ncı Birleşiminin Üçüncü Oturumunu açıyorum.
302 sıra sayılı Kanun Teklifi?nin 22?nci maddesi üzerinde verilen maddenin metinden çıkarılmasına ilişkin aynı mahiyetteki iki önergenin oylamasında karar yeter sayısı bulunamamıştı.
?
23?üncü madde üzerinde üç önerge vardır. Önergelerin iki tanesi aynı mahiyettedir, bu önergeleri okutuyorum:
?
3.- Manisa Milletvekili Recai Berber ve Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç ile 6 Milletvekilinin; Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanvekili İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi'nin; Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, Balıkesir Milletvekili Namık Havutça'nın; Atanamayan Öğretmenlerin Boş Bulunan Kadrolara Atanması ve Devlet Memurları Kanunu ile Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunlarının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi, Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı ve Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkanvekili İzmir Milletvekili Oktay Vural ile 2 Milletvekilinin; Öğretmen İhtiyacının ve Eğitim Programlarının Planlanması ve Uygulanması Hakkında Kanun Teklifi, Bartın Milletvekili Muhammet Rıza Yalçınkaya'nın; Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (2/679, 2/47, 2/73, 2/219, 2/566) (S. Sayısı: 302) (Devam)
BAŞKAN ? Aynı mahiyetteki iki önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler? Kabul etmeyenler? Önergeler kabul edilmemiştir.
Son önergeyi okutuyorum:
?
BAŞKAN ? Komisyon salt çoğunluğuyla katılmış olduğu için önerge üzerinde yeni bir madde olarak görüşme açıyorum.
Sayın Akif Hamzaçebi, buyurun efendim.
KAMER GENÇ (Tunceli) ? Ben de kişisel söz istiyorum Sayın Başkan, şahsım adına söz istiyorum.
Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifine yeni bir madde eklenmesine ilişkin olarak verilen önerge üzerinde
CHP GRUBU ADINA MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) ? Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bir torba kanun tasarısını görüşüyoruz. Bu tasarı ya da teklif, Plan ve Bütçe Komisyonuna 35 maddeden ibaret bir teklif olarak geldi. Komisyonda yapılan görüşmeler sonucunda tam 24 madde daha ilave edildi ve 59 maddeye çıktı. Ancak Genel Kurul aşamasından itibaren sürekli olarak yine bu teklife yeni maddeler ihdas edilmesi yönünde önergeler gelmektedir. Yani bu nerede sona erecektir, doğrusu merak ediyoruz. Bu tip önemli düzenlemelerin komisyonlarda tartışılmasında ve orada bunların eğer gerekliyse teklife, tasarıya ilave edilmesinde yarar var.
Şimdi, burada önemli bir değişiklik yapılıyor. 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun?un ek 3?üncü maddesinde bir değişiklik yapılmak suretiyle tarım, hayvancılık ve turizm yatırımları ile diğer yatırımlar için hazine arazilerinin tahsisine veya bunlar için, bu yatırımlar için kişiler lehine irtifak hakkı tesisine ilişkin maddede bir değişiklik öngörülüyor.
Ek 3?üncü madde, hazine arazilerinin belirttiğim yatırımlar için yatırım yapacak kişiler lehine tahsis edilmesini, onlar lehine irtifak hakkı tesis edilmesine imkân veriyor. Yanlış bir düzenleme değil. Elbette, hazine arazileri boş duracağına yatırımcılar alsın, yatırım yapsınlar, devlet de bu yatırımları teşvik etsin. ?Hazine arazileri? dediğimiz varlıklar, sonuçta milletin varlıklarıdır. Devlete düşen görev, milletin bu varlıklardan yararlanması için bunun objektif kurallarını koymaktır. Kurallar objektif ise, bundan herkes eşit şekilde yararlanıyor ise, eşit şekilde bu kurallara muhatap ise bundan hiçbir şekilde çekinmememiz gerekir.
Ek 3?üncü maddede öngörülen şartlar şunlar: Tarım ve hayvancılık yatırımları için o arazinin rayiç bedelinin 1 katı tutarında yatırım yapılması şarttır. Turizm yatırımları için 2 kat, bunun dışındaki diğer yatırımlar için ise 3 kat tutarda bir yatırım yapılması gerekiyor.
Önergeyle tarım ve hayvancılık yatırımlarının yanına eğitim yatırımları ilave ediliyor. Şimdi, tarım ve hayvancılık ile eğitimi aynı kefeye koymak doğru değil. Eğer biz tarım ve hayvancılığı teşvik edeceksek, tarım ve hayvancılığa eğitimle aynı teşviki vermek gibi bir yanlışı yapmamalıyız yani eğitimi teşvik edelim derken tarım ve hayvancılığın teşvikini biz eğitime veriyor isek tarım ve hayvancılığı cezalandırıyoruz demektir.
Biraz önce yani bu torba yasa teklifi görüşmelerinden önce Sayın Tarım Bakanı buraya çıktı, birtakım rakamlar verdi, AKP hükûmetleri döneminde tarım sektörünün ne kadar teşvik edildiğine ilişkin rakamlar verdi. Bu vesileyle ifade edeyim ki o rakamlar yanlış bir bakış açısıyla sunulan rakamlar, yanlıştır demeyeceğim ama bakış açısı yanlış. ?2002 yılında bütçeden tarım sektörüne verilen teşvik şuydu, harcama veya ödemek şuydu, şimdi şu kadar veriyoruz, şu kadar kat arttı.? Bu ölçüyle ekonomi veya teşvikler veya diğer rakamlar ölçülemez. Ölçü şudur: Verdiğiniz ödeneğin, verdiğiniz desteğin 2002 yılındaki millî gelire oranı nedir, 2011 yılında nedir? 2011 yılını sonuçlanmış bir yıl olarak aldığım için onu ölçü alıyorum. Hemen rakamları söyleyeyim: Tarımsal desteklerin, bütçeden çiftçiye yapılan tarımsal destek harcamalarının 2002 yılında millî gelire, gayrisafi yurt içi hasılaya oranı binde 53?tür, 2011 yılında bu binde 49?a inmiştir. Bir azalma var. Daha somut bir ölçü: 2002 yılında buğday üreticimiz 4 kilogram buğdayla 1 litre mazot alırken şimdi neredeyse 7 kilogram buğdayla ancak 1 litre mazot alabilmektedir. Buğday üreticisinin durumu buyken ?Biz bütçeden şu kadar tarıma destek verdik.? derseniz doğru bir şey söylemiş olmazsınız.
Efendim hayvan üreticisinde, süt üreticisinde durum farklı değildir. diğer alanlara gidelim farklı değildir. Süt üreticisinde 1 litre sütle 2 kilogram yem alabilen üreticimiz şimdi 2 kilogram sütle 1 kilogram yem alabilmektedir, tablo tersine dönmüştür. Tekrar bu önergeye dönmek istiyorum. Şimdi neden eğitim yatırımını biz tarım ve hayvancılıkla aynı kefeye koyuyoruz? Eğitim, sağlık bunlar hep beraber anıyoruz. Peki sağlık niye farklı? Sağlık niye buraya alınmıyor? Alınsın anlamında söylemiyorum, eğitim için yapılanın yanlış olduğunu söylüyorum. Eğitim için tabii ki teşvik vermeliyiz ama falan yerlerde arsa değeri çok kıymetli, o hâlde buraya, bu arsa değerinin rayiç bedelini esas alarak, eğitim için kanunun öngördüğü o değerin 3 katı tutarda yatırım ararsak, bu yatırım tıkanır dersek doğru olmaz. Eğer çok yaygın bir sorun varsa gerçekten, hükûmet veya önergeyi veren arkadaşlarımız bunları izah eder, çözebiliriz. Yani eğitime bir destek verilmesine kesinlikle karşı değiliz, kesinlikle. Eğitimi de teşvik etmeliyiz ama eğitimle tarım ve hayvancılığı aynı kefeye koyarsak bu yanlış olur. O zaman tarım ve hayvancılığı ayıralım, onlara biraz daha fazla teşvik verelim.
Önerge bu nedenle doğru bir mantıkla kurgulanmış olmadığı için bu eleştirilerimi ifade etme ihtiyacı duydum. Sözlerimi burada bitiriyorum.
Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN ? Teşekkür ederim Sayın Hamzaçebi.
?

