Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun Tasarısının Tümü Üzerinde

DÖNEM: 23 CİLT: 14   YASAMA YILI: 2

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ
TUTANAK DERGİSİ

61?inci Birleşim
8 Şubat 2008 Cuma

X-  Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun Tasarısı ile Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Raporu (1/483) (S. Sayısı: 95) (X)
Şahsı adına, Trabzon Milletvekili Akif Hamzaçebi.
Buyurun. (CHP sıralarından alkışlar)
M. AKİF HAMZAÇEBİ (Trabzon) ? Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkındaki Kanun Tasarısı?nın tümü üzerinde kişisel görüşlerimi açıklamak üzere söz aldım. Sözlerime başlamadan önce hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Tasarıya ilişkin değerlendirmeye geçmeden önce, kişisel söz hakkının bana devrine yardımcı olan Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkan Vekili Sayın Bekir Bozdağ?a da teşekkür ediyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin desteklenmesine ilişkin bu kanun tasarısı toplam yedi maddeden oluşmaktadır. Yedi maddenin 1?inci ve 2?nci maddeleri ?kapsam? ve ?tanım? maddesidir. 6 ve 7?nci maddelerinin de ?yürürlük? ve ?yürütme? maddeleri olduğunu dikkate alırsak esasa ilişkin üç maddenin olduğu ortaya çıkar.
Bu üç maddenin ikisi çeşitli teşvikleri düzenlemektedir ki, bunların büyük bölümü vergi teşvikidir. Diğer madde de bu kanunun uygulanmasına ve denetimine ilişkin esasları düzenlemektedir.
Bu bilgileri vermemin nedeni, tasarının esas itibarıyla vergi yasalarında yapılan değişikliklerden oluşan bir tasarı olduğunu sizlerin bilgisine sunmak içindir.
Yine Türkiye Büyük Millet Meclisi İç Tüzüğü?ne göre, vergi yasalarında yapılan deği şiklikler, vergi teşvikleri ana komisyon olarak Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülmek zorundadır. Ancak Sayın Meclis Başkanımızın ana komisyon olarak Sanayi Komisyonunu görevlendirmiş olması nedeniyle Plan ve Bütçe Komisyonu kendi birikimini, uzmanlığını bu tasarıya yansıtma olanağından maalesef yoksun kalmıştır.
Konuya ilişkin olarak Plan ve Bütçe Komisyonunun Türkiye Büyük Millet Meclisi Sayın Başkanına yapmış olduğu başvuru sonuçsuz kalmıştır. Ancak ifade etmeliyim ki, İç Tüzük?ümüzün 34?üncü maddesinin son fıkrasına göre, komisyonların arasında görev uyuşmazlığı olması hâlinde kararın Genel Kurulca verilmek üzere konunun Meclis Başkanı tarafından Genel Kurula intikal ettirilmesi gerekmektedir. Ancak işin bu kısmı da ihmal edilmiştir.
Şüphesiz, Sanayi Komisyonundaki arkadaşlarımız bu tasarıya en iyi şekilde yaklaşmışlardır, kendi birikimlerini, uzmanlığını buraya yansıtmışlardır. Kendilerine ben burada teşekkür ediyorum, kendilerini kutluyorum.
Değerli arkadaşlar, ar-ge harcamalarının desteklenmesi ekonominin rekâbet gücü kazanması açısından son derece önemlidir. O nedenle, bu tasarı bu yönde atılmış bir adım olarak olumlu hususlar içermektedir. Ülkelerin rekabet gücünü belirleyen üç tane temel faktör vardır. Bunlardan birincisi, o ülkedeki makro ekonomik ortamın kalitesidir. İkincisi, kamu kurumlarının kalitesidir. Üçüncüsü de o ülkenin teknolojik yeterlilik derecesidir. Bu üç husus esasen uluslararası rekabet endeksinin de alt birleşenleridir, yani ülkelerin rekabet gücü yönünden yapılan sıralamasında bu üç unsurda aldığı notlar dikkate alınır ve sıralama ona göre yapılır.
Eskiden? Eskiden demeyeyim halen birçok ülkede belki bu geçerli, ülkelerin rekabet anlayışı daha çok düşük maliyetlerle çalışabildiği alanlarda uzmanlaşmasından geçiyordu veya hangi sektörlerde kaynak donanımı daha iyi ise, daha yoğunsa, oralarda o ülkeler üretime yöneliyordu. Ancak, küreselleşme sürecinde, artık, karşılaştırmalı üstünlük anlayışı diyebileceğimiz bu anlayış doğal olarak bir kenara bırakılmış ve ülkeler yüksek Ar-Ge yoğunluğuna, yüksek Katma Değer üretimine ve yüksek yenilik becerisine sahip alanlara girmek suretiyle, bu alanlarda rekabet gücü kazanacak politikalara yönelmeye başlamışlardır. Bu çok doğal bir gelişmedir. Küreselleşme esasen bunu kaçınılmaz bir şekilde ortaya koymuştur.
Bizim ekonomimizin rekabet gücü açısından şu an yaşadığı birtakım olumsuzluklar vardır. Örneğin, kur politikasından kaynaklanan bir olumsuzluk vardır. Yine birtakım girdi maliyetleri yönünden yaşadığı olumsuzlar vardır. Ancak, bütün bunlarda Türkiye bir olumsuzluk yaşamasa dahi Ar-Ge harcamalarını teşvik etmek suretiyle ekonomisine Türkiye rekabet gücü kazandırmak zorundadır.
Avrupa Birliğinin 2010 yılındaki çerçevesini çizen 2000 tarihli Lizbon Stratejisi de bütün Avrupa Birliği ekonomisi için Ar-Ge harcamasını öne çıkaran bir politikayı, bir politika belgesini benimsemiştir. Avrupa Birliğinin hedefi, Avrupa Birliğini 2010 yılında Avrupa Birliği ekonomisini dünyanın rekabet gücü en yüksek, en dinamik ekonomisi hâline getirmektir. Bunun için ar-ge harcamalarının mutlaka teşvik edilmesi gerekmektedir. Şu an Avrupa Birliğinde ar-ge harcamalarının gayrisafi yurt içi hasılaya oranı yüzde 1,74?tür. Bu, 2005 yılı rakamıdır. Yine, 2005 yılı Türkiye rakamı yüzde 0,79?dur. Yani, biz Avrupa Birliğinin, yüzde 1,74?lük ortalama oranını yükseltmeye girdiği bir süreçte onun yarısından daha aşağı bir düzeydeyiz. Yine, Türkiye ile birlikte 30 ülkenin üyesi olduğu OECD?de ar-ge harcamalarının gayrisafi yurt içi hasılaya oranı yüzde 2?nin üzerindedir. Türkiye, Avrupa Birliği ortalamasının yarısından az, OECD ortalamasının üçte 1?i düzeyinde bir ar-ge harcamasına sahiptir. Türkiye bu harcamayı yükseltmek zorundadır.
Bu tasarı o açıdan olumlu düzenlemeler getirmektedir. Olumlu, ama bana göre eksik düzenlemeler. Ar-ge harcamalarını bir teşvik politikasıyla, vergi teşvikiyle veya nakdi birtakım desteklerle teşvik etmenin yanında kamuya, devlete düşen bir ikinci görev daha vardır. Bütün ekonomilerde Amerika Birleşik Devletleri dâhil, o başta olmak üzere, bütün piyasa ekonomilerinde ar-ge harcamalarını desteklemek üzere devlet iki tane araç kullanır. Birincisi vergi teşvikleridir. Bunun yanında nakdi destekler çok küçük bir şekilde yer alır, ama bunun yanında çok önemli bir ikinci araç daha vardır: Bu da kamu tedarik politikasının ar-ge harcamalarını teşvik edecek şekilde düzenlenmesidir. İşte, bizim bu tasarımızda bu eksiktir. Bu, esasen bir vergi tasarısıdır. Bu, gerçekte bir ar-ge tasarısı olabilseydi, tam anlamıyla ar-ge harcamalarını teşvik eden bir tasarı olabilseydi, burada devletin kamu tedarik politikasıyla, yani alım politikasıyla, ihale politikasıyla ar-ge harcamalarını teşvik edecek bir aracı da burada görmek mümkün olabilirdi. Eksik budur. Bunun mutlaka en kısa zamanda bir tasarıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine getirilmesi gerekir. Aksi takdirde, 0,79?luk oranı bizim kısa sürede Avrupa Birliği ortalamasına yaklaştırmamız veya onu aşmamız mümkün olmayacaktır. Bizim, Cumhuriyet Halk Partisi olarak seçim programında bu konudaki taahhüdümüz bu oranın yüzde 2?nin üzerine çıkarılmasıdır. Nitekim, Avrupa Birliğinin gelişmiş ülkeleri yüzde 2?nin üzerinde bir orana sahiptir.
Değerli arkadaşlar, tasarının maddelerine ilişkin olarak belirteceğim birkaç tane önemli konu var. Türkiye?de 2001 yılında 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu yürürlüğe girmiştir. Çok güzel bir kanundur. Teknoparklar olarak isimlendirdiğimiz bölgelerin, bu bölgelerde yapılacak faaliyetlerin teşvik edilmesine yönelik bir kanundur. O kanunla bu tasarıyı yan yana getirdiğimizde, bazı konuların hem o kanunda hem de bu tasarıda düzenlendiğini görüyoruz. Tanımlar konusunda, örneğin ar-ge merkezi, yenilik, araştırma-geliştirme faaliyeti gibi üç temel konudaki tanımın o kanunda da olduğunu görüyoruz. Bu tasarıda, üzülerek ifade ediyorum, kanun tekniğine yakışmayacak tanımlar vardır. Ben sizlerden rica ediyorum, 2?nci maddedeki araştırma-geliştirme faaliyeti tanımını lütfen bir okuyun.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN ? Sayın Hamzaçebi, konuşmanızı tamamlayınız.
Buyurun efendim.
M. AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla) ? Teşekkür ederim Sayın Başkan.
O tanımın bu tasarıya yakışmayan bir tanım olduğunu göreceksiniz. Yapılması gereken, iki kanundaki tanımların birbirine paralel hâle getirilmesidir.
Yine bu tasarı, teknoparklarla ilgili yasaya rakip olmamalıdır, teknoparkları öldürecek, ortadan kaldıracak bir düzenlemeyi içermemelidir. Şüphesiz o konuda birtakım dikkatleri göstermiştir. 50 tam zamanlı işçi gibi sınır, teknoparkları dikkate alan bir sınırdır, ancak teknoparkların işleticilerinin, kurucularının üniversiteler olduğunu dikkate alırsak, üniversitelerle iş birliğini teşvik eden düzenlemelerin bu tasarıda olmadığını görüyoruz. Bunu önemli bir eksiklik olarak görüyorum, üniversitelerle iş birliğini teşvik edecek düzenlemelerin tasarıda yer alması gerekir.
Sürem sanıyorum bitti -söyleyecek daha başka şeyler vardı- sözlerimi burada bu nedenle bitiyorum.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)
BAŞKAN ? Teşekkür ederim Sayın Hamzaçebi.

Viagra çok lezzetli değildir. Yerinde olması gerektiğini tüm atanmış zaten karar verin. Biz alışveriş merkezi geldi ve sevdim aldım. hemen şimdi kurtarmaz Ereksiyon Olamıyor Musunuz Sen bir hafta beklemek zorunda.